Çarşamba, Haziran 27, 2005 - Alice Markalar Diyarında
Alice Markalar Diyarında
Evden çıkıp , ofiste masama varana kadar geçirdiğim zaman yaklaşık 20 dakika. Bu süre içerisinde kaç tane marka ile karşılaşabilirim ki? Ben bu sabah sayma zahmetinde bulundum ;100 tane desem abartmış olmam heralde.
Bunlar sadece bilinçli olarak sayılanlar, kim bilir kaç tane gözümden kaçırdığım ama bilinçaltımın kaçırmadığı marka var. En basitinden ,durmaksızın devam eden trafikteki araba markaları, otobüs duraklarındaki reklam afişlerinde yer alan markalar, Mağazaların tabelaları, gazeteler, benim üzerimdeki gömlek, ayakkabı ,saatim. Sonunda nihayet ofisteyim marka sayma işlemimi bitirmek için 2 dakikam var, merdivenleri çıkıyorum.Fotokopi makinası, telefon , klima bitmedi henüz masama oturmadım, Monitör, klavye, scanner, yazıcı, kağıtlar, ataçlar, kalemler .Hepsi aslında orda ve hergün onları görüyorum belki daha fazlasını, işte ozaman aklıma geldi bu yazının başlığı. Çocukken en sevdiğim hikayelerden biriydi çoğunuzun bildiği Alice Harikalar Diyarında. Artık büyüdüm, Alice Harikalar Diyarında Değil Markalar Diyarında.
Hergün karşılaştığımız bu markalardan bazıları çok büyük yatırımlar ve araştırmalar sonucu diğerlerin arasından sıyrılıp müşteri portföyünü büyüttü. Bu kadar markanın içinde aklımıza gelen bir güvenlik sorunu da var elbette “Markanın Güvenliği” . Üzerinde emek harcadığınız, onca yatırım yaptığınız markanızın güvenliğini kim sağlayacak? yoksa bu markalar diyarına fırlatılıp ne olacağı mı beklenecek. İkinci yol tercih edilirse markanızı gören, müşterilerinizi alarak kendi payını arttırmak isteyen firmalar, sizden önce markanızı tescil ettirecektir. Bu yol elbette ahlaki bir yol değildir, ama ticaret hayatında bu durumlarla çok sık karşılaşmaktayız. Bilinçli Firmalar markalarına yatırım yapmadan önce markasının güvenliğini sağlamayı düşünüyor artık ve bu süreci biran önce sonuçlandırmak için tescil sürecini başlatıyorlar ki sonunda aksi bir durum meydana gelmesin. Bu aksi durumda düzeltilmesi neredeyse imkansız bir hata niteliğini alıyor. Şöyle ki yatırım yaptığınız ambalaj larda kullandığınız reklamını verdiğiniz marka birde bakıyorsunuz ki tescilli ve yaptığınız onca tanıtım birden çöpe gidiyor gözlerinizin önünde markanız ölüyor.
Yada markanızı başka biri tescil ettiriyor, sizin hakkınız olmasına rağmen dava süreciyle uğraşıyor haklılığınızı ispata çalıyor ve zaman kaybediyorsunuz.
Marka taklidinin çoğaldığı günümüz ticaretinde etik olmayan davranış –Taklit ürün gibi- gösteren firmalarla savaşmanın tek yolu markanızı tescil ettirmek ; Marka hakkına tecavüz oluşturan haller KHK’nın 61. Maddesinde sayılmıştır. Buna istinaden KHK ‘ nın 62. Maddesinde de marka hakkı, tecavüze uğrayan marka sahibinin açabileceği hukuk davaları belirtilmiştir. ;Belirtilen maddelere kısaca değinecek olursak, Tescilli marka sahibinin haklarının korunması esastır, buna dayanarak hak sahibi taklit ile karşılaştığı zaman karşı tarafa maddi maddevi tazminat davası açabilmekte, mal toplatılması isteyebilmekte böylece markasını koruyabilmektedir. Markalar Diyarında Kendinize Bir yer edinmek istiyorsanız Maaliyetli , emek ve zaman isteyen bir uğraş içine girdiniz demektir.Bu başlangıcında temellerini sağlamlaştırmak için markanızı tescil ettirmeli ve onun güvenliğinden emin olmalısınız.
onur yuksel
|